zenzibar adası

21/1/2009

zenzibar adası

İsminin içinde bar kelimesinin geçmesi dünyadaki bir çok barın isminin Zanzibar olmasına yol açmıştır. İsmi bu kadar bilindik ama haritadaki yeri bu kadar bilinmedik başka bir yer yoktur herhalde.

Hint Okyanusu'nun Afrika komşusu Zanzibar Adası, mutfağımızdaki binbir baharatın kaynağı, ana yurdu. Tropikal doğası, bitki örtüsü, maymunları, yunusları, istakozları, yağlı boya tabloları, taş ve ahşap ustalığı dünyaca ünlü. Sıcaklık tüm yıl 25-35 santigrat derece arasında değişiyor.
Adanın isminin etimolojisi hakkında farklı görüşler hakim.
Zanzibar ismi Farsça'da "Zenci Kıyısı" anlamına gelir. Arapça'da da benzer anlam gözlenir. Ayrıca "Zingi" kelimesi zencefil anlamına da geldiğinden "Zencefil Adası" veya "Baharat Adası" olarak da anılır.
Lojistik öneminden ve özelikle karanfil olmak üzere binbir çeşit baharatın yetiştiği bir ada olmasından dolayı, binyıllar boyunca tüm tüccarların uğrak yeri olmuş. Kimler gelip geçmemiş ki Zanzibar'dan; Asurlular, Sümerler, Hintliler, Çinliler, Persler, Araplar, Yemenliler (Berberiler), Portekizliler (Vasga De Gama önderliğinde), Uman Sultanlığı, Türkler ve İngilizler.

 
Günümüzde Pemba adasıyla birlikte Tanzanya sınırları içinde özerk bir bölgedir. Halkın çoğu müslüman ve -tenleri çok siyah olmasa da- zencidir. 
Zanzibar'ın en üzücü tarih aralığı Umman Sultanlığı altında başlatılan köle ticareti sırasında 18. Yüzyılda gerçekleşmiş. Adada bulunan Hintli tüccarların finansmanı ile gerçekleşen insanlık dramı Doğu Afrika'nın en vahşi görüntülerine sahne olmuş.

 

Zanzibar'da bir dost; Raşid
Zanzibar öylesine uzak ama Zanzibar insanı da bize öylesine yakın.
"Who wants to live forever" parçasıyla bana yaşamın aslında o kadar da değerli olmadığını düşündüren Fredy Mercury'nin (Faruk Bulsara) Zanzibarlı olduğunu ise ancak bu adaya gelişimle öğrendim.
Hayatımda genelde kısa vadeli seçimleri yanlış ama orta ve uzun vadeli seçimlerimi doğru yapmışımdır. Dar Es Salam'dan küçük uçaklarla Zanzibar'a 20 dk.'da geçmek varken 2,5 saatlik feribot yolcuğunu tercih etmem de bir hataydı. Üstelik bu hatamı Zanzibar'a 2. kez gidişimde de tekrarladım.

 
Feribot'ta dağıtılan naylon torbalar ücrete dahil, deniz tutabilir. Anlayacağınız gibi ben özelikle ilk gidişimde o torbayla arkadaş olmuştum.
Diğer yandan ise bu hata bana hem şöförümüz, hem de dostumuz olacak Raşid'i tanıma fırsatı doğurdu. Feribottan inmemizle kısa bir pasaport kontrolünden geçtik ve liman dışında bekleyen taksicilerden biri olan Raşid ile anlaştık. Yüzüne yılların yorgunluğu düşmesine rağmen genç bir delikanlı enerjisiyle yaşayan bu kişinin olgunluğu, dinginliği ve güvenirliliği beni etkiledi. Tanrı'nın rastlantısıdır ki, Zanzibar'a yıllar sonra tekrar geldiğimde yine limanın kapısında Raşid'i gördüm ve ikinci Zanzibar gezimde de Raşid hep benimle oldu. 
Stonetown'dan ormana doğru.............
Feribottan iner inmez adanın eli yüzü düzgün tek şehrine ulaşıyorsunuz. Şehir dediysem, küçük bir kasaba gözünüzde canlandırmalısınız.
Arap mimarisi şehri kucaklamış. Aynı mimariyi Avrupa'nın göbeğindeki Sevilla, Kordoba veya Granada'da, Orta Doğu'da Şam veya Halep'te görürsünüz. Daracık sokaklar arnavut taşlarıyla döşenmiş. Hiç bir zaman düz bir yol bulamazsınız, yollar hep dolambaçlı ve eğridir. Sağa sola serpişmiş dükkanlar, sokakların çok dar olmasından dolayı birbirlerine son derece yakındır. İnsanlar tahta taburelerini yollara atmış ve ufak ufak öbeklenmiş gruplar şeklinde hep koyu bir sohbet alemindeler. Siz yolda yürürken sanki kimse sizin varlığınızın farkında değilmiş gibi davranır ama aslında gözler çaktırmadan hep sizin üzerinizdedir.
Stonetown'da bir kaç ziyaret edilebilecek yer olmasına rağmen turistler için esas cazibe şehrin dışıdır.
Şehirden çıkmanızla birlikte ormana girersiniz. Orman dediysem gerçekten sık bir orman. Sağınıza bakın binlerce ağaç, solunuza bakın binlerce ağaç, manzara alabildiğine yeşil. Yol kenarında kümeleşmiş 10-15 kulübe. Bunlar Zanzibar köyleri. Kabile gibi yaşıyorlar. Köyün bir evinin kapısında bayrak bulunur, bu bayrak köyün reisinin evidir. Köydeki tüm sorunları reis çözer, arabulucu ve uygulayıcıdır.
Okyanus kenarındaki köyler görülmeye değer doğrusu. O köylerin yakınındaki sahilde bol bol midye kabuğu bulabilirsiniz, çünkü köy ahalisi midyelerin içini ziyan etmiyorlar, onlar için midyeler atıştırmalık aparatifler.
Asfalttan bozma yolda araba ilerlerken ormanın içlerine doğru yürüyen alacalı kıyafetler giymiş köylü kadınları görüyoruz. Hepsi kafasının üzerinde bir şeyler taşıyor. Ağaçların arasında ormana dalarak gözden kayboluyorlar. 
Adanın batısı daha kel ve oteller daha çok batıya yuvalanmış. Doğu kısmı ise benim daha ilgimi çekti. Hayatınızda kaç kez kendinizi koca bir ormanın içinde bulabilirsiniz ki.
Stonetown adanın doğusunda, Nungwi bölgesi ise adanın tam kuzeyi. Med Cezirin en az olduğu bölge de işte bu Nungwi bölgesi. O yüzden okyanusta yüzülebilecek tek yerin Nungwi olduğunu söylüyorlar.
Nungwi'de orman seyrekleşiyor ve bunglow tarzı tatil köyleri başlıyor. Ada'da Stonetown haricinde bulabileceğiniz bir kaç bar ve restaurant da Nungwi'de. O yüzden turist dolu.
Dhows
Adalılar Muson rüzgarlarını kullanmayı binyıllar önce öğrenmiş olmalılar. "Dhows" olarak adlandırılan bu yelkenliler tam anlamıyla buraya özgü.
"Dhow" okyanusun bereketini evlere getirmiş, "dhow" uzakları yakına getirmiş adalıya. Bu yelkenliye çok kalabalık biniyorlar ve yelkenin görünümü bilindik yelkenlerden çok farklı.
Kafanızı ne zaman okyanusa çevirseniz uzaklarda bir "dhow" görmeniz olası. Bir adalı için deniz ürününden daha değerli ne olabilir ki. Ama yine tüccar kazanıyor olmalı, işçi çalışır, patron kazanır. Kural bu. Onca emeğin karşılığı balık pazarında kilosu bir dolardan fazla etmiyor. 
Med - Cezir
Kaldığım odanın harika bir okyanus manzarası var. Mavi ile yeşilin birlikteliği ufukta gök mavisiyle buluşuyor, neresi okyanus neresi gök belli değil.
Tepemizdeki bulutların hızına ise insan hayran oluyor, sanki bir tren gibi üzerimizden geçiyorlar.
Ancak bir günüm var burada. Bu muazzam okyanusla içli dışlı olabilmek için alışkanlığım olan erken kalkmama güveniyorum. Sabah ola hayrola.
Hayır mı bilemem ama sabah penceremde beni bir süpriz bekliyor.
- Okyanus nerede, kim yürüttü koca suyu? Ben neredeyim? Akşam odayı mı değiştirdik, manzaramı kim çaldı?
Sular yok olmuş, şaşkınlık içinde fırlıyorum dışarıya. Koca su 2 km kadar uzağa gitmiş. Sorup soruşturuyorum. 2 saat vaktin var kabuk toplamak için diyorlar. Ayağı koruyacak bir lastik deniz ayakkabısı giydikten sonra başlıyorum okyanusta yürümeye.
Hiç unutmam Azov denizi donmuştu da üzerinde deliler gibi koşturmuştum, şimdi de okyanusta yürüyorum. 2 kilometre kadar yürüdükten sonra Mercan kayalıklarına geliyorum. Zaten mercanlar kendi pozisyonlarını med cezire göre ayarlamış. Mercanlardan sonra Okyanus derinleşiyor. Mercanların bulunduğu bölgede tüm canlılar barındığı için tüm kabuklu hayvanlar burada. Zaten etrafımda dört beş adam da ellerindeki mızraklarla bazı canlıları avlıyorlar. Ben sadece midye topluyorum. Bir süre sonra bir adam beni uyarıyor, onbeş dakika sonra yavaştan geriye dönmeliymişim. Öyle ya koca su tekrar pencereme manzara olmak için geri gelecek.
Kabuk toplama turu bana pahalıya mal oluyor, 2 saatte okyanus sıcağı ve suyun içinde yürürken sudan kırılan ışınların daha da kuvvet almasıyla kavrulmuşum. Ne yanık kremi, ne de yumuşatıcılar, bana yoğurt lazım yoğurt, annem annem. 
Baharat kokulu orman
Siz hiç hayatınızda vanilya ağacı gördünüz mü?
Limon otu?
Henüz açmamış bir karanfil?
İçi ve dışı kırmızı muz?
Ağaç kabuğundan tarçın?
"Old Spice" isimli parfümün özü olan yaprak?
Zencefil?
Umarım gün gelir, sizi de rüzgar bu ormana atar ve doğanın mucizesine şahit olursunuz.
Aslında baharat tarlaları çok büyük bir alanda olurmuş, örneğin karabiber bölgesi deyince çok büyük bir bölge aklımıza getirmeliymişiz ama turistlerin tüm çeşitleri görebilmesi için baharat köyleri var.
Bu köylerde bir çok bitkiyi ve baharatı aynı anda görebiliyorsunuz. Ormanın içerisinde maymunların cirit attığı, köylerde hem bitkileri tanımaya çalışıyorsunuz hem de ağacın tepesine tırmanan bir köylünün aşağıya attığı hindistan cevizinin suyunu taze taze içebiliyorsunuz. Turun sonunda köyde size rehberlik eden çocuklar size topladıkları otlardan kravat ve şapka yapıyorlar, tabii beklentileri hoş bir bahşiş. Ayrıca tezgahta satılan binbir çeşit baharattan veya çay çeşitlerinden satın alabilirsiniz. 
Zanzibar'ın gözleri
Ortalama ömrün 40 yaş olduğu adada hayat şartlarının ne kadar zor olduğunu tahmin edebilirsiniz. İçme suyu temin etmekte zorlanan ada halkı, bir çok sağlık sorunu da cabası; aids, hepatit gibi hastalıkların önüne geçmeye çalışılıyor.
Bu cennet adada turistlerin keyfine diyecek yok ama bir yerli için hayat hiç de kolay değil.

yunanistan adaları-symi,kos,santorini,mykonos adası

21/1/2009

Symi Adası

Türkiye'de yabancı damat dizisi ile ün yapan Symi adası yunan adaları içinde en romantik olanlarındandır. Symi Neoklasik evleri ile şirin ve benzersiz bir adadır.

Symi Adasının başkenti Yialos'dur...

Adada inzivaya çekilen keşişlerin manastırlarının bulunduğu tenha koylar, küçük tarım alanları, vadilerde zeytinlikler.  Symi Adasında ayrıca bir çok taverna bulunmaktadır. Birbirinden güzel plajları bulunan Symi adasında dar patikalar sizleri tarihin derinliklerine götürmektedir.Osmanlı döneminde Sömbeki olarak adlandırılmıştır. Rodos Adasının 41 Km kuzeyindedir.

57 km² yüzölçümü bulunan Symi Adası'nda halk balıkçılık, ticaret ve turizm ile geçinir...Süngerciliktede ada başka bir ün salmıştır. Uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğunun hükümranlığında bulnanan Symi Adası 1912 yılında İtalyanlar adaya yerleşmiş ve 1923 yılında yasal olarak İtalyanların yönetimine girmiştir.
1948 yılında ise Yunanistan'a tekrar katılmıştır.

Son yıllarda ada yabancıların yerleşmeye geldikleri bir cennete dönüşmüştür...Tatil ve gezi gibi aktiviteler için oldukça iyi bir adadır.

 

Kos Adası

12 yunan adaları grubunun en büyük iki adasından biri olan Kos Adası, Türkiye'ye en yakın adadır. Kos'a ulaşım Bodrum'dan feribot ile sadece 5 dakika sürmektedir.

 

Kos Adası'nda ortalama 30000 kişi yaşıyor. Adanın en önemli gelir kaynağı turizm'dir. Tarım adada en önemli iştir. Mısır üzüm, Buğday incir, zeytin, badem ve domates gibi ürünler yetiştirilir. Aynı zamanda adada şarap ta üretilmektedir.  Kos Adası antik ve tarihi kalıntıları ile ünlüdür. Kos Adası'nın en ünlü mekanı olan Kos kasabası Hipokrat Ağacı, beyaz badanalı evleri ve barlar sokağı ile tanınmaktadır. Buralarda hotel, restaurant ve gece kulüpleri bulunur. Hipokrat Ağacı, hekim Hipokrat'ın simgesidir ve bu ağaç Kos Kasabası'nın merkezinde olup dünyaca ünlüdür.

Mitolojik çağlarda doktorların atası sayılan Hipokrat, insan tedavisinin eğitim ile sağlanabileceğini göstermiştir. Bu sayede Asklepeion bir tıp merkezi olarak kalmıştır. Günümüzde de doktorlar Hipokrat yemini etmek için Asklepeion'un bulunduğu Kos Adası'na gitmektedir.  Modern şehir ve tarihin bir arada olduğu sokaklar, tapınaklar, harabeler, alışveriş merkezleri ve evler Kos Adası'nı bambaşka bir hale getirmiştir. Tapınaklar ve harabelerin üzerlerinde mistik çağlara ait yunus, aslan ve leopar gibi yunan motifleri bulunur. Tarihin izleri ve modern şehir Kos Adası'nda adeta iç içedir. Ayrıca adada Osmanlılar zamanından kalma bir camii de bulunmaktadır.  Kos Adası'nda tarih ve kültürel özelliklerin yanı sıra zengin aktivite seçeneklerini de bulabilirsiniz. Güzel bir sabah kahvaltısının hemen ardından serin plajlarda güneşin ve serin suyun tadını çıkararak dinlenebilirsiniz. Bu güzel dinlenmenin ardından dünyanın en seçkin markalarının da bir arada olduğu alışveriş merkezlerine giderek zengin ürün ve hediyelik eşya çeşitlerine bakabilir ve buralardaki restoranlarda yemek yiyerek alışveriş yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Kos Adası'nda eğlence mekanları da alternatif bir aktivite seçeneğidir. Akşam üzeri ister gün batımını sahilde izleyebilir isterseniz de eğlence merkezlerine giderek gününüzü güzel bir şekilde tamamlayabilirsiniz.

Kos adası balayı çiftlerinin de tercih ettiği bir adadır. Balayı tatili geçirmek veya balayı için gidilen yunan adalarında bir sonraki destinasyon olarak olarak tercih edilmek üzere seçilebilir. Adada tatil veya balayı amaçlı gidenlere Türk rehberler de eşlik edebiliyor. Eğer tatil amaçlı gidiyorsanız adanın kültürel ve tabi güzelliklerini gördükten sonra yüzme ve dalış noktalarında hocalar eşliğinde dalış yaparak tatilinizi daha da güzel hale getirebilirsiniz. Kos Adası'nda yüzme ve dalış kulüpleri bulunur. Bu kurslarda kısa dalış ver yüzme dersleri alarak deniz altındaki dünyanın ayrı güzelliklerini de görme fırsatı bulabilirsiniz. KIPRIOTIS'de Kos Divers Club - KARDAMENA'da Arian Diving Centre bu hizmeti vermektedir. Kos adası sörf yapanlar için çok ideal bir yerdir. Değişik zorluk derecesinde rüzgar alan adanın bazı bölümlerinde sörf eğitimi ve sörf okulları bulunur.  Yunan Adalarında tatil yapmayı veya eşinizle balayı tatili geçirmeyi düşünüyorsanız en gözde turizm cennetlerinden biri olan Kos Adası tercih edilebilecek güzel destinasyonlardan birisidir.

 

Santorini Adası

Santorini balayı seçimlerinde en çok tercih edilen adalardan birisidir. Adanın tamamı turizm üzerine kuruludur. Her yıl 1 milyon turist Santorini kraterini görmek için bu adaya gelir.

Santorini yunan adaları içinde balayı tatili için tercih edilen en popüler adadır. Balayı çiftleri kraterin müthiş gün batımı manzarası eşliğinde nikahlarını yaparak unutulmaz bir balayı tatili geçirirler.

Binlerce yıl önce volkanik bir patlama sonucu oluşan krater adanın turizmde en çok tercih edilen yer olmasına sebep olmuştur.

Adanın bu krater görünümü hilale benzediğinden mistik ve güzel bir tatil keyfi yaşamak isteyenler için Santorini adası 1 numaralı seçenektir.

Aynı zamanda mitolojik bir tarihe sahip olan Santorini Adası'nda bazı arkeologlar tarafından bir zamanlar Atlantislilerin yaşadığı düşünülmüştür.


Santorini adasında dilerseniz limandan kalkan botlarla kraterin ortasında bulunan adalara giderek turlara katılabilirsiniz. Adalarda şifalı olarak bilinen sular bulunmaktadır. Bu sularda yüzebilir ve dinlenebilirsiniz. Adanın bir simgesi haline gelen eşek taksiler ile yolculuk yapmayı ihmal etmeyin.

Santorini Adası şarapları ile ünlüdür Buradaki bağ sahipleri cüzi bir ücret karşılığında mezede sunarak şaraplarını tattırma fırsatını verir. Adada yemek zevkini müthiş bir görünüme sahip krater manzarası eşliğinde bir restoranda yaşayabilirsiniz.

Ayrıca Santorini Adası gece hayatında Mykonos Adasından bir sonraki duraktır. Birbirlerine kısa mesafeler uzaklığındaki eğlence mekânlarında güzel vakit geçirmenize olanak tanır.

Santorini balayı, tatil, eğence, gezi, yemek, romantizm, tur ve gezi gibi aktiviteleri yaşayabileceğiniz en popüler yunan adasıdır.

 

Mykonos Adası

Mykonos Adası yunan adalarının en seçkin adasıdır. Ege denizinde en renkli gece hayatı ve eğlence mekanları bu adadadır.

Genelde farklı cinsel tercihlere sahip insanlara ev sahipliği yaptığından yunan adaları içerisindeki en çılgın yaşam tarzına sahip adadır. Sabah saatlerine kadar hiç durmadan hareket ve eğlence dolu barlar, gece kulüpleri, eğlence merkezleri ve müzikli restoranlar kısacası hareket bulabileceğiniz her şey bu adadadır.

Bunların yanı sıra renkli balkonları ile sokakları süsleyen bembeyaz badanalı evleri ve rıhtım boyunca uzanan değirmeler, Mykonos adasında yunan kültürünü bir başka yaşatır.

Mykonos adası özellikle dünya sosyetesinin en uğrak yeridir. Gece hayat ve eğlence bu adada her şeydir. Tatil, gezi, alışveriş ve eğlence aktivitelerinin yanı sıra dalış severler içinde tercih edilebilecek bir adadır.


Eğer dalış sporları yapıyorsanız Paradise Beach'deki dalış noktalarında bu aktiviteleri gerçekleştirebilirsiniz. Dalış yapmak istiyorsanız yine bu bölgedeki dalış kurslarında eğitim alarak hocalar eşliğinde dalgıçlık yapabilirsiniz.

Balayı çiftlerinin de uğrak yerlerinden biri olan Mykonos balayı tatili konusunda çiftlere de değişik imkanlar sağlayabiliyor. Balayı çiftlerine özel otellerin konforunun yanı sıra otel manzaraları da müthiş güzelliklere sahip. Özellikle de gün batımını görmeye değer.

Mykonos tatil, balayı, eğlence, deniz, kum ve plaj gibi aktiviteleri yaşayabileceğiniz hareketli bir yunan adalarından birisidir.

 

Girit Adası

Girit Adası, Yunan Adaları'nın en büyük ve Akdeniz'deki beşinci büyük adadır. Girit adası Ege Denizi'nin güneyinde yer alır ve Yunanistan'ın 13 idari bölgesinden birisidir. Girit dünyaca tanınmış bir turizm merkezidir.

 

En ilgi çeken turistik yerleri arasında Gortis, Faistos ve Knossos''daki arkeolojik sitler, Resmo'daki Venedik kalesi ve Aya İrini, Aradena ve Samarya geçitlerinin doğal güzellikleridir. Girit Adası M.Ö. 3000 ve 1400 yılları arasında Avrupa'da ilk uygarlıklardan birisi olan Minos Krallığının yaşadığı adadır. Girit Adası'nın Yüzölçümü 8,336 km²'dir. 2005 yılındaki nüfusu 650,000'dir. Ada uzunluğu 260 km, genişliğide Litinon burnu ile Diyon burnu arasında olan 60 km.'lik en geniş mesafeden, doğu kısmındaki yerapetre kıstağında 12 km'lik mesafe arasında değişir. Sahil şeridinin toplam uzunluğu ise 1,000 km'dir. Girit adası Yunanistan'ın ortalama 160 km güneyindedir.

Dağlık arazilere sahip olan girit adası sahip olduğu bu özelliği batıdan doğuya doğru uzanan sıradağ zincirlerinden almıştır.Girit Adası Akdeniz iklimi ve yer yer Kuzey Afrika iklimi ile iki farklı iklim kuşağını yaşar, Girit Adası'nda üç büyük havaalanı bulunur. Nikos / Kazancakis Havaalanı, Heraklion / Kandiye Havaalanı, Sitia / Sivil Havaalanı ve Hanya / Daskaloyannis Askeri Havaalanı. Girit adası lakerta ve deniz ürünleri ile çok leziz bir mutfağa sahiptir. Tabi özellikle yunan mutfağın da önemli bir yeri olan zeytinyağlı yemek çeşitlerin de de çok iddialıdır.  Yunan medeniyetlerinde ayrı bir yeri vardır. İlk yazılı belgeler burada bulunmuştur. Başkenti Heraklion'dur. Ege denizinin en büyük adasıdır. Batisindaki kithira ve andikithira adaları ile ,doğusundaki kasot,kerpe ve rodos adaları ile birlikte ege denizini güneyden kaplar.

Girit Adası'nn uzunluğu 250km'dir, En geniş yeri 54 km, en dar yeri ise 13 km'dir. Adanın Güney ucu Bingazi’den 325 km, Kuzeydoğu ucu Anadolu’dan 200 km, Kuzeybatı ucu'da Mora’dan 110 km, uzaklıktadır.  En önemli liman ve iskeleleri, kuzey kısmındadır 1204'den 1669'lara kadar Venediklilerin elinde kalmıştır. 1538'de Barbaros hayreddin paşa tarafından adaya çıkılmıştır. Coğrafi yapısı itibarıyla deniz kıyılarından uzaklaştıkça dağ ve kara havası yaşanır. Girit adası zeytinyağı, uzo, souvlaki ve şarap cennetidir. Nüfusu 500.000 civarındadır. tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Adanın en önemli yerleşim yerleri ve tatil beldeleri malia, chania, agios nikolaos, elounda, ierapetra, plakias, agia galini, matala, sitia, myrtos, agia pelagia, gouves ve lasithi plateau dur. Eski başbakan Andreas Papandreu'nun daha eski başbakan babasının memleketidir. Var olan ekonominin %40´inin turizme, %50´sinin zeytinciliğe dayalıdır. iki tane üniversitesi bulunur. Girit Adası uzun yıllar Osmanlı ve Venedik Krallıklarından etkilenmiştir. Ancak Osmanlı, Venedik ve İspanyol kültürel zenginlikleri sayesinde değişik ve zengin bir kültür mozaiği bulunmaktadır

Yeni Zelanda-new zeeland

21/1/2009

Yeni Zelanda


Büyük Okyanus'un güneyinde, Ekvator ile Güney Kutbu arasında konumlanan bu adada yıl boyunca ılıman iklim egemen.

 

Aynı zamanda balayı seyahatlerinde renk ve hareket arayanlar için de ideal.

 

 

Başkent Wellington'da Hayvanat Bahçesi ve Mt. Victoria tepesi; Auckland' da Kelly Tarlton Su altı Dünyası, dünyanın en büyük mercan resiflerinden oluşan Great Barrier görülmeye, Misison Bay plajları da yüzülmeye değer.

 

 

Güney Adası'nda Kaikura'dan balinaları izleyebileceğiniz turlar düzenleniyor. Napier Art-Deco yapıları; Maori kültürünün merkezi sayılan Rotorua ise volkanik oluşumları, sıcak volkanik gölleri ve tüten gayzerleri ile tanınıyor. Wellington' da balayı çiftlerinin tercihi butik otel Wharekauhau Country Estate, dünyanın en romantik otelleri listesinde yer alan ödüllü bir kuruluş. Volkanik kumsallarda yürüyüş, at ile gezi, spa bakımları, yüzme sunulan aktivitelerden sadece bazıları...


 

 

Konum: Okyanusya, Güney Pasifik Okyanusunda adalar, Avustralya'nın güneydoğusunda yer alır.
Haritadaki konumu:Okyanusya
İklimi:Keskin bölgesel çelişkilerle birlikte ılıman iklim görülür.
Arazi yapısı:Dağlar ve geniş kıyı ovaları ağır basmaktadır

Virjin Adaları

21/1/2009

Virjin Adaları


Küçük ve yemyeşil adacıklar, dalgıçların aşık olacağı kayalıklar, kimselerin bilmediği koylar ve berrak bir deniz. Her koya saklanmış lüks tesisler. Etkisi oradan ayrıldıktan sonra da süren bir ışık yağmuru, gerçek bir huzur ve sonsuz mavilik. Bu bakir adalar rüya gibi bir balayı seçeneği sunuyor. Ayrıca; Karayipler'de en gelişmiş yat turizmi de İngiliz Virgin Adaları'nda. Otellerin hemen hepsi, her tür lüksün bulunduğu günübirlik yat gezileri düzenliyor.


 

 

Santa Lucia

Karayip denizinin en güneyinde, Karakas'ın karşısında minicik bir ada var. Adı kulağa napoliten bir şarkı gibi çalınıyor: Santa Lucia.

 

 

Dev palmiyeli, altın kumlu, buram buram vanilya kokan minik cennetlerden biri... Santa Lucia'lılar burası için "Tanrı'nın sırtı" diyorlar. Unutulduklarını düşündüklerinden mi? Zannetmiyoruz. Kent kültüründen uzak ve el değmemiş güzelliklere sahip oldukları için belki. Mick Jagger ve Prenses Margareth, Santa Lucia'nın müdavimleri.

 

 

 

Tropik yağmur ormanları, muz cenneti ovalar, göğü delen palmiyeler, egzotik çiçeklerle dolu çalılıklar ve piston denen iki sönmüş volkanla Santa Lucia, Karayiplerin en egzotik adalarından. Cuma geceleri balıkçı köyü Gros Islet'te düzenlenen geleneksel karnavalı kaçırmayın. Aslında balıkçıların karnavalı olan bu kutlamalar, bugün herkese açık turistik birer faaliyet. Soufriere'deki tropikal bahçelerde kendinizi kaybedebilirsiniz. Başkent Castries'e uğrarsanız limandaki yerel pazara şöyle bir göz atın. Egzotik sebze ve meyveler, baharatlar, otlar ve hediyelik eşyalar sizi alışverişe çağıracaktır.


 

 

Konum:

Karayipler, Karayip Denizi ve Kuzey Atlas Okyanusu arasında adalar, Porto Riko'nun doğusunda yer alırlar.

Haritadaki konumu:

Orta Amerika ve Karayipler

İklimi:

subtropikal (tropikal iklimden biraz daha serin olan iklim kuşağı)

Arazi yapısı:

Daha fazla tepelikler ve dağlar yer alır.

Seyşellerdası-Seyşeller island

21/1/2009

Seyşeller

Eğer bozulmamış tropik bir cennet arıyorsanız Seyşeller tam size göre.Palmiye ağaçlı kıyılardan başka vahşi hayatla dopdolu ormanlar ve dalış için mükemmel mekanlar vardır.

(En iyi zaman: Mayıs-Kasım)

 

Dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir kuş yaşamı, şnorkel'ciler ve scuba diving tutkunlarını bekleyen 150 tür tropikal balık Şeysellerin ayrıcalıkları arasında. Başkent: Victoria

Kültür: Seyşeller’de yerli bir kültür yoktur ama Afrika etkisi hayatta kalmıştır.Seyşel müziği Hint,Avrupa ve Arap müziklerinin bir karışımıdır. Seyşeller Hint Okyanusundaki adalarda Creole mutfağı açısından en iyi olanıdır. Balık ve pilav başlıca yemeklerdir.Balık ve deniz ürünleri çok geniş bir yelpaze sunar.

 

İklim: Ülkede muson ikliminin etkisiyle yağışlar görülür.Bu yağışlar özellikle Ocak ayında düşer.Mahe ve Silhouette en çok yağışı alan yerlerdir.Ocak ayı en yağışlı,Temmuz ve Ağustos en kuru aylardır.Her ay sıcaklık 24 ile 31 derece arasında inip çıkar.

Eğer doğru önlemleri alırsanız görülmeye değer manzara eşliğinde çok eğlenebilir ve Seychelles ‘ deki vahşi yaşamı keşfedebilirsiniz. Tropikal Bitkiler ve hayvanları resimleyebilirsiniz.

 

Aktiviteler:

Anse Major: Kayalık parçalarını takip eden sahil, kuzeyde Mahe ve Anse Major,  takip eden sınır içerisinde ise Morne Seychellois Doğal Parkı bulunur. Mahe‘nin  dış hatlarını takip eden topraklara geçince görülmeye değer taş bayırlar ve tipik yerli bitkilerin bulunduğu alanlar vardır. Anse Major‘a ulaşmak uzun sürmez. Yarım - bir saatte Major‘a varabilirsiniz. Aynı yoldan geriye dönebilirsiniz. Tura erken saatlerde başlamanız önerilir.

Les Trois Freres: Trois Freres Morne Seychellios Doğal Parkı‘nın patika yolları ve Victoria‘nın gözde dağları arasında kalan bir parçadır. Dünyanın en güzel ve görülmeye değer yerleri arasında bulunur. Geziler hiç de kolay değildir, çünkü çok dik ve güneş çok fazla kendini gösterir. Zirveye varış yaklaşık iki saat, dönüş ise bir saat sürer. Patikalardaki tehlikelere karşı (çakıllar...) dikkatli olmalısınız.

La Reserve and Brulee: La Reserve palmiye ormanlarının en güzel alanlarını içine alır. Seyhelles‘in 5-6 çeşit eşşiz palmiyesi Granit kayalıklar ve çakıllar ayrı bir parlaklık katar  tropikal ormanlara. Buraya farklı yollarla iki – üç saatte ulaşabilirsiniz.

La Dique, La Pass to Grand Anse: Hayret verici güzellikte ve muhteşem manzaraya sahip olan LA Diques‘e aşağı yukarı iki saatte ulaşabilirsiniz. Yaya veya bisikletle yollardan geçerken Fransız koloni tarzında eski binaları, ormanlık alanları, bataklıkları ve muhteşem Grand Anse Sahilini görme imkanını bulacaksınız. Gezinizin dönüşünde köylerden alışveriş etmeyi unutmayın.

Valle de Mai Doğal Parkı: Seychelles‘deki hemen hemen tüm gezilerinizi macera ve dünyanın en zengin tropikal ormanları içerisinde yaparsınız. Coco Mare palmiyelerinin evi ve Orijinal Eden bahçesindeki gezilerinizde büyüleneceksiniz. Parka girişte ufak bir ücret ödemeniz gerekecek ve gezinizi 2 saat arasında tamamlamalısınız.

Mahe: Şeysellerin en büyük adası. Sahil şeridine kalkan görevi gören mercan kayalıkları ve kristal deniziyle dalgıçların rüyası. Adada eğlence hayatı da oldukça renkli.

« Önceki ::


Blogcu ile yapıldı